Taşınmaz Kavramı
TAŞINMAZ
KAVRAMI
Her ne kadar kira sözleşmesi,
TBK’nın özel borç ilişkileri bölümünde yer almakta ise de, kanunun 299-338
maddeleri arasındaki kira ile ilgili hükümler, kanunda tanımı yapılan kira
sözleşmesinin ve onun da özel türlerinin genel kurallarıdır. Başka bir
anlatımla, bu bölümde, yasanın diğer maddelerinde yer alan konut ve çatılı
işyeri kirası ile ürün kirası gibi özellikleri bulunan türleri de kapsayacak
şekilde genel nitelikli kurallara yer verilmiştir. O nedenle özel borç ilişkisi
kapsamında kira sözleşmesinin konusu; her türlü taşınır ve taşınmaz mal, eşya,
nesne, tesis, hayvan, hak gibi birçok şeydir.[1] Ancak
konumuz itibariyle ele alacağımız konut ve çatılı işyerleri gibi taşınmaz
kiraları genel ilkeler yönünden bu kapsamda olmakla birlikte kanunda bu konu
yönünden özel düzenleme de yapılmıştır. Eğer bu yerlerle ilgili ortaya çıkan
uyuşmazlıklarda özel hüküm yoksa pek tabi ki kira ile ilgili genel hükümlere
başvurulmalıdır.
Eşya hukuku bakımından taşınır-
taşınmaz eşya ayrımı, eşyanın yerinin değişip değişmemesi yönünden yapılan bir
ayrımdır. Özüne (cevherine) zarar vermeksizin bir yerden başka bir yere
taşınabilen eşya taşınır, taşınamayanlar ise taşınmaz eşyalardır.[2]
4721 Sayılı Türk Medeni Kanun
m.704’te taşınmaz mülkiyetinin konusunu, “Taşınmaz
mülkiyetinin konusu şunlardır: Arazi, Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen
bağımsız ve sürekli haklar, Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler”
şeklinde sayılmıştır. Yine TMK m. 718 ve 719’da taşınmaz mülkiyetinin yatay
kapsamının arazinin sınırları içinde kalan toprak yüzeyinin her tarafını
kapsadığı ile taşınmaz mülkiyetinin dikey kapsamının ise arazi üzerindeki
mülkiyetin kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ile altındaki arz
katmanlarını kapsadığı belirtilmektedir.
Türk
Medeni Kanunu yönünden taşınmaz mülkiyeti kavramı tür olarak belirli sayıda
sayılmakla taşınmaz olarak nitelendirilecek şeylerin çerçevesi çizilmiştir. Bu
sebeple bu hükümde sayılanlar arasında yer almayan bir şey, başka kanunlar
bakımından taşınmaz olarak sayılsa bile, Medeni Kanun bakımından taşınmaz
sayılmaz.[3] Ancak
TBK, konut ve çatılı işyeri kiralarıyla ilgili hükümleri belirlerken taşınmaz
kavramının TMK bakımından anlamlarına bağlı kalmayarak bu kavramları esnek
kullanmıştır. Başka bir deyişle TBK, TMK kapsamında taşınır olarak
nitelendirilebilecek eşyaları ileride izah edeceğimiz şartların oluşması
durumunda bir taşınmaz gibi konut ve çatılı işyeri kiralarına uygulanacak
hükümler kapsamında değerlendirecektir. Bu anlamda TBK m.339/I’de, GKHK
m.1/I’den farklı olarak konut ve çatılı işyeri kiralarının uygulama alanının
belirlenmesinde kiralanan yerin taşınır veya taşınmaz olduğunun değil, kullanım
amacının nasıl kararlaştırıldığını esas almıştır. Kullanım amacının
belirlenmesinde ise yine konut kavramını açıklarken izah ettiğimiz süreklilik
amacıyla yapının sabit olup olmadığı kıstasları kullanılmalıdır.
Türk Borçlar Kanunu’nda konut ve
çatılı işyeri düzenlemelerinin GKHK’ye dayanması, kiralananın yalnızca taşınmaz
olabileceğini düşündürmektedir. Bu konuda öğretide farklı görüşler olmasına
rağmen hakim görüş, taşınmaz eşya ile sınırlı olmayacağı yönündedir. Çünkü
konut ve çatılı işyerinin taşınmaz eşya ile sınırlı olduğuna dair herhangi bir
kanuni dayanak yoktur. Kanunkoyucunun konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin
ayrı bir rejim yaratmasının sebebi kiralanan eşyanın türüne değil, kiracının
sözleşme ile karşılanan ihtiyacının türüne yönelmiş olmasıdır. Bu amaç,
hükümlerin uygulama alanının, kiralananın fiziksel özelliklerine ve ekonomik
değerine özetle taşınır-taşınmaz ayrımına göre değil, taraflarca açık veya
örtülü olarak kararlaştırılan kullanım amacına göre belirlenmesi ile
sağlanabilir. Bunun yanında taşınır ve taşınmaz ayrımı kira hukuku bakımından
ikincil öneme sahiptir. Dolayısıyla konut ve çatılı işyeri kiraları için özel
bir rejimin öngörülmüş olması, bu yerleri taşınmaz eşya ile sınırlandırma
düşüncesinin aksine konut ve çatılı işyerini konu alan kira ilişkilerinin
taşınmaz kirası olarak dar düşünülmesinin önüne geçmektir. Bu sebeple de kanun
teknik anlamda taşınır veya taşınmaz ayrımına gitmeyerek kullanım amacını ön
plana çıkaran konut ve çatılı işyeri kavramlarını tercih etmiştir.[4]
Beylikdüzü Avukat, Silivri Avukat, Esenyurt Avukat, Avcılar Avukat, Bakırköy Avukat, Fatih Avukat, Büyükçekmece Avukat, Bağcılar Avukat
[1] Aydemir, s.23.
[2] M. Kemal Oğuzman, Özer Seliçi,
Saibe Oktay-Özdemir, Eşya Hukuku,
Filiz Kitabevi, İstanbul, 2017, s.10.
[3] Örneğin; gemi siciline kayıtlı
olan gemi İcra İflas Kanunu bakımından taşınmaz sayıldığı halde TMK karşısında
taşınmaz mülkiyetinin konusu kapsamında değildir. Bkz. İİK m. 23,136.
[4] Duygu Koçak Diker, Konut ve Çatılı İşyeri Kiralarında
Kiracının Ödeme Dışındaki Yan Borçlarına Aykırılığı Ve Sözleşmenin Kiraya Veren
Tarafından Sona Erdirilmesi, Oniki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2018,
s.70-71.